• Kategorilerim

  • Arkadaşlarım

  • Bağlantılarım

Fırtına Çıktığında Uyuyabilmek

18/3/2008 ·

Yıllar önce bir çiftçi, fırtınası bol olan bir tepede bir çiftlik satın almıştı. Yerleştikten sonra ilk işi bir yardımcı aramak oldu.Ama ne yakındaki köylerden ne de uzaktakilerden kimse onun çiftliğinde çalışmak istemiyordu. Müracaatçıların hepsi çiftliğin yerini görünce çalışmaktan vaz geçiyor, burası fırtınalıdır, siz de vazgeçseniz iyiolur diyorlardı.Nihayet çelimsiz, orta yaşı geçkince bir adam işi kabul etti. Adamın haline bakıp 'çiftlik işlerinden anlar mısın?' diye sormadan edemedi çiflik sahibi. 'Sayılır' dedi adam, 'fırtına çıktığında uyuyabilirim'.Bu ilgisiz sözü biraz düşündü, sonra boşverip çaresiz adamı işe aldı.Haftalar geçtikçe adamın çiftlik işlerini düzenli olarak yürüttüğünüde görünce içi rahatladı. Ta ki o fırtınaya kadar:Gece yarısı, fırtınanın o müthiş uğultusuyla uyandı. Öyle ki, bina çatırdıyordu. Yatağından fırladı, adamın odasına koştu: 'Kalk, kalk!Fırtına çıktı. Herşeyi uçurmadan yapabileceklerimizi yapalım.' Adam yatağından bile doğrulmadan mırıldandı: 'Boşverin efendim, gidinyatın. İşe girerken ben size fırtına çıktığında uyuyabilirim demiştimya.' Çiftçi adamın rahatlığına çıldırmıştı. Ertesi sabah ilk işi onu kovmak olacaktı, ama şimdi fırtınaya bir çare bulmak gerekiyordu. Dışarı çıktı, saman balyalarına koştu: A-aa! Saman balyaları birleştirilmiş, üzeri muşamba ile örtülmüş, sıkıca bağlanmıştı. Ahıra koştu. İneklerin tamamı bahçeden ahıra sokulmuş, ahırın kapısı desteklenmişti. Tekrar evine yöneldi; evin kepenklerinin tamamı kapatılmıştı. Çiftçi rahatlamış bir halde odasına döndü, yatağına yattı. Fırtına uğuldamaya devam ediyordu. Gülümsedi ve gözlerini kapatırken mırıldandı: 'Fırtına çıktığında uyuyabilirim' Sıkıntılara zihnen (bilgi, plan), mânen (dua), maddeten (tedbir)hazırsanız, fırtına çıktığında uyuyabilirsiniz. Hayatınız boyunca.Sevgiyle kalın.

(KIZGINLIKLA KARAR ALMAYIN,

MUTLULUKTAN UÇTUĞUNUZDA SÖZ VERMEYİN.

İKİSİ DE SARHOŞLUK ÂNIDIR, AKIL BAŞTA DEĞİLDİR 
<******>                                                                                                                     Hasan Selvi 

GÖL OLMAYA ÇALIŞMAK

18/3/2008 ·

  Uzakdoğulu yaşlı bir usta, çırağının sürekli olarak her şeyden şikayet etmesinden bıkmıştı.Bir gün çırağını tuz almaya gönderdi.Hayatındaki her şeyden mutsuz olan çırak döndüğünde, yaşlı usta ona bir avuç tuzu bir bardak suya atıp içmesini istedi. Çırak yaşlı adamın söylediğini yaptı ama içer içmez ağzındakini tükürmeye başladı.

            ''Tadı nasıl?'' diye soran yaşlı adama öfkeyle''acı'' diye cevap verdi.

            Usta, kıkırdayarak çırağını kolundan tuttu ve dışarı çıkardı.Sessizce az ilerdeki gölün kıyısına götürdü ve çırağına bu kez de bir avuç tuzu göle atıp, gölden su içmesini söyledi. Söyleneni yapan çırak,ağzının kenarlarından akan suyu koluyla silerken aynı soruyu sordu:

''Tadı nasıl?''

''ferahlatıcı'' diye cevap verdi çırak.

''Tuzun tadını aldın mı?''diye sordu yaşlı adam.

''Hayır'' diye cevapladı çırağı.

            Bunun üzerine yaşlı adam suyun yanına diz çokmüş olan çırağının yanına oturdu ve şöyle dedi:

            ''Yaşamdaki ıstıraplar tuz gibidir, ne azdır ne de çok.Istırabın miktarı hep aynıdır.Ancak bu ıstırabın acılığı, neyin içine konulduğuna bağlıdır.Istırabın olduğunda yapman gereken tek şey ıstırap veren şeyle ilgili hislerini <******> genişletmektir.Onun için sen de artık bardak  olmayı bırak, göl olmaya çalış.''

 

Abdulaziz Çağlar 


Bir Pirinç Tanesi

18/3/2008 ·

Beş yaşında idim.
Rahmetli babaannem pirinç ayıklıyordu.
Bir tane yere düştü.
Babaannem eğildi, aramaya  başladı.
Sağa bakıyor, sola bakıyor, bulmaya  çalışıyordu.
Çocukluk iste,

-Aman babaanne dedim.
- Bir pirinç tanesi için bu kadar caba harcamaya, yorulmaya değer mi?
Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı, öfkeyle doğruldu.
-Sen oturduğun yerden ahkâm  kesiyorsun, ' dedi.
- Hiç pirinç üretilirken gördün mü? İnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar. Bir pirinç  tanesinde  kaç insanin göz nuru, alın teri, emeği, çilesi var biliyor musun?'
Utancımdan kıpkırmızı olmuştum.

Aradan yıllar geçti.
Hacettepe Üniversitesinde öğrenciyim.
Alain'in proposlarini okuyorum.
Birden irkildim.
Babaannemi hatırladım.
Alain, bir  insan yerde bir iğne görüp de eğilip almazsa, bütün uygarlığa karşı  ihanet etmiş olur diyordu.
İlave ediyordu. Bir  iğnenin  üretiminde binlerce insanin alın teri, göz nuru, el  emeği vardır diyordu.

On dokuz yıl evvel
Stockholm'de bir otelde sabahleyin, traş olunan lavabodaki aynanın yanında ilginç bir not iliştirilmişti.
'Lütfen traştan sonra jiletinizi çöpe  atmayın, yanda bir kutu var oraya bırakın, bir tek jiletle dahi olsa, İsveç çelik sanayisine yardımcı olun' diyordu.
Doğrusu hayretler içinde kaldım.
Çocukluğumdan beri çelik eşya  denince akla İsveç çeliği gelir.
Birçok eşya  üzerinde'  İsveç çeliğinden yapılmıştır' diye yazardı.
İste o  ülke, kullanılmış bir tek ufacık jiletin bile çöpe  gitmesini istemiyor, ona sahip çıkıyor, gelen  turistlere rica yollu uyarıda bulunuyordu.

İsviçre'de zaman zaman, belli periyotlarda radyolar, televizyonlar bir haberi duyurur.
'Şu tarihte, su saatte, adamlarımız gelecek. Siz  lütfen  hazırlığınızı yapın.
Okumadığınız, ilgilenmediğiniz, kullanmadığınız ne kadar kitap, dergi, gazete varsa, kâğıt, ambalaj, kutu varsa, velev ki, bir ilaç prospektüsü dahi olsa, kapının önüne koyun. İsviçre'nin kalkınmasına yardımcı olun. Fazla ağaç  ziyanına engel olun.'

Japonlar son derece sade, basit, yalın mütevazı  yasayan insanlardır.
Evlerini mobilya ile eşya ile dolduranlar Japonlara göre ruhen tekamül edememiş,  hayatın manasını anlayamamış, zavallı kimselerdir.
Böyleleriyle; evini mezat salonuna  çevirmiş zavallı, diye eğlenirler.
Bir insanin gösteriş için eşyanın esiri olması ne  kadar acıdır.
Vaktiyle Japon ekonomisi darboğazdan geçiyor. İç borçlar, dış borçlar gırtlağı aşıyor.
Zamanın başbakanı meclisi  toplar.
Kürsüye çıkar.
Durumu olanca açıklığı ve tehlikeleri ile anlatır ve;

-Şu andan itibaren der,
-Tanrı şahidim olsun ki, Japonların iç ve dış  borçları son kuruşuna kadar ödenmeden, pirinçten başka bir  şey  yemeyeceğim.
-Şu üstümdeki elbiseden başka elbise giymeyeceğim.
Dediklerini yapar, en üstten en alta bir  israftan kaçınma kampanyası açılır.
Japonya bütün  borçlarını öder. Bu durumun toplumun bütün  kesimlerini, tek istisna olmadan kapsadığını  söylemeye  gerek  yok.
Geçenlerde Japon imparatorunun sarayını  gördüm.
Yarabbim, ne kadar sade, ne kadar mütevazı, ne kadar gösterişten uzak...

*Gerekmediği halde elektriği yakmakla, suyu kapamadan bos yere akıtmakta, gece çamurlu ayakkabılarımızı temizlemeden yatmakla, yemek yediğimiz kapları yıkamadan bırakmakla biz de zalimler sınıfına geçmiyor muyuz?

*Hayat çok ince, akil almaz incelikte ipliklerle  örülmüştür. Her şey o kadar birbirine bağlıdır ki, İlk okul okuma kitabımızdaki bir sözü hiç unutmadım.

Bir mıh bir nalı kurtarır.
Bir nal bir atı, bir at bir komutanı,
Bir komutan bir orduyu,
Bir ordu bir ülkeyi kurtarır diyordu..

Maddi durumumuz ne olursa olsun, ister zengin olalım ister fakir, hepimiz çok dikkatli olmak zorundayız.
Burada parayı da, maddiyatı da aşan büyük bir edep ve incelik vardır.

Sanırım ' forward ' edilmesi gereken bir mesaj  varsa  o da budur...

                                                                mehmet kocaturkmen 

YÖNETİCİ VE ÖĞRETMENLERİMİZİN DİKKATİNE...

16/2/2008 ·

Değerli meslaktaşlarımız!

Eğitim öğretime dair özgün fikir ve yorumlarını kaleme alan veya almak isteyen yönetici ve öğretmenlerimizin çalışmalarını sitemizde yayınlamaya başlıyoruz.

Özgün çalışmalarınızı kişisel bilgileriniz ve irtibat telefonlarınızla birlikte bölgeniz grup müfettişleri aracılığıyla site yönetimine ulaştırabilirsiniz.

Hepinize başarılar ve mutluluklar dileriz.

 

OKUL GELİŞİM SÜRECİ BASAMAKLARI

11/2/2008 ·

    I.BASAMAK

OKUL    GELİŞİMİ   YÖNETİM  EKİBİNİN    KURULUŞU

            Okul  Gelişim   Yönetim Ekibi  (O.G.Y.E), okul toplumunu    temsilen    Planlı  Okul  Gelişiminden  sorumlu  bir   ekiptir. Her  öğretim yılı   için    hazırlanacak  olan  OKUL GELİŞİM   PLANININ    hazırlanmasından   ve  yürütülmesinden   sorumludur.

             O.G.Y.E     okul  toplumunun  tümünü  temsil  ettiğinden    bütün  birimlerin  temsil  edilmesi  esasına  dayanır.Demokratik  bir  seçim  süreci  ile  kurulur.

            Bu  amaca  yönelik   ön  seçim  ve  genel  seçim  bir  önceki  yılın  MART  ayında  düzenlenir.

 

                                                    II.BASAMAK

STRATEJİK PLANLAMA VE OKUL GELİŞİM HEDEFLERİNİN  BELİRLENMESİ

         Stratejik   plan  okula  kimlik  kazandırır.Her  okulun  işlevi  aynı   olmasına  karşın  çevreleri  farklılıklar  gösterir.Bu  farklılıklar  geleşim  hedeflerinin  farklılığını  belirler.OKUL  GELİŞİM   HEDEFLERİ  MİLLİ  EĞİTİMİN  TEMEL  AMAÇLARINA  TERS  DÜŞEMEZ.Hedefler    eğitim-öğretimin  kalitesinin   ve  öğrenci  başarısının  artışına  yönelik  olmalıdır.STRATEJİK  PLAN  OKULUN  HEDEFLERİNİ  VE  VİZYONUNU    ortaya  koymalıdır.

 

                                                III.BASAMAK

                                İHTİYAÇ  ANALİZİ

 

            Gelişim   hedeflerine  ulaşabilmek  için  , okullarda  yapılması  gerekli  çslışmaları  belirlemek  için  yapılacaktır.İHTİYAÇ  ANALİZLERİ,    ve   GÖRÜŞME  FORMLARI’nın

Uygulanıp  değerlendirilmesi  basamağıdır.

 

                                                IV.BASAMAK

ÖNCELİKLERİN  BELİRLENMESİ  VE ÇALIŞMA  GRUPLARININ  KURULMASI

            Bu  basmakta  ihtiyaç  analizi  ile  belirlenen  çalışma  alanları  arasından  okulun  gelişimine  en  fazla  katkıda  bulunacak  olanların ÖNCELİKLİ   olarak  belirlenmesi  ve sınırlı  kaynakların bunlar  için  ayrılması  sağlanacaktır.

            Çalışma    alanlarını  belirlendikten  sonra  belirlenen  konuların   her  biri  için  ayrı   bir  ÇALIŞMA  GRUBU   kurulacaktır.Daha  dinamik  olması  için  gruplar  3-5  kişilik   olmalıdı

 

 

V.BASAMAK

 

ÇALIŞMA PLANLARI’NIN HAZIRLANMASI

                   Her çalışma grubu yapacağı çalışmaların her biri için ayrıntılı bir “Çalışma Planı” hazırlayacaktır.

                        Çalışma grupları,hazırladıkları çalışma planlarını,OGP’ nın hazırlanması için OGYE ‘ye vereceklerdir. Planlanan çalışmalar, çalışma grupları tarafından uygulanacaktır.

 

               VI.BASAMAK

YILLIK OKUL GELİŞİM PLANI’NIN HAZIRLANMNASI

         OGYE tarafından çalışma planları esas alınarak hazırlanan OGP uygulanacağı öğretim yılı başında hazır olmalıdır.

            OGP bir uygulama planıdır. Bu plan tamamlandırtan sonra büyütülerek çoğaltılacak ve okulda herkesin görebileceği çeşitli yerlere asılacaktır.Aynı zamanda gelişim planı, düzenlenecek özel gündemli bir öğretmenler kurulunda öğretmenlerin görüşüne,özel amaçlı bir veli toplantısında da velilerin görüşüne sunulmalıdır.

 

VII.BASAMAK

 

YILLIK OKUL GELİŞİM PLANININ UYGULANMASI

            Gelişim planının uygulanması çalışma grupları tarafından gerçekleştirilecektir. Her çalışma grubu planlamasını yaptığı çalışmanın uygulaması ile sorumludur OGYE çalışma gruplarını destek hizmeti verecektir. Ayrıca,çalışma grupları arasında ve çalışma grupları ile okul yönetimi arasında eşgüdümü sağlayacaktır.

 

VIII.BASAMAK

BİCİMLENDİRİCİ DEĞERLENDİRME VE DÜZELTME

            OGP’ nin birinci değerlendirmesi OGYE tarafından  I. Dönem sonunda yapılacaktır. Değerlendirmede planın aksayan yönleri tespit edilecek ihtiyaç duyulan eklemeler ve çıkarmalar yapılacaktır. Sonuçlarına göre de OGP üzerinde gerekli düzeltmeler OGYE tarafından yapılacaktır.

 

IX.BASAMAK

DÜZELTİLMİŞ OKUL GELİŞİM PLANI’NIN UYGULANMASI

           

            Bir önceki uygulama basamağında olduğu gibi çalışma grupları tarafından gerçekleştirilecektir.

           

X.BASAMAK

SON DEĞERLENDİRME VE RAPOR YAZIMI

                        Değerlendirme çalışmaları OGYE tarafından gerçekleştirilecek, düzenlenen “Okul Gelişim Raporu” EARGED’ e gönderilecektir.

 

 

« Önceki ::